Verilen Hizmetler

Psikiyatrist Dr. Oğuz Berksun Depresyonda İlaçsız Ağrısız Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMU - TMS) Tedavilerine Başladı

1-Gebelik öncesi ve gebelikte ilaç kullanmak istemeyen

2-İlaçlarla iştah artışı sonucu kilo alan

3-Hızlı sonuç almak isteyen

4-Metabolik sorunları olan ve ilaç kullanmak istemeyen

5-Karaciğer, böbrek gibi organlarıyla ilgili sorunlar yaşayan

6-İlaç yan etkilerinden muzdarip olan

7-Çok sayıda antidepresan denenmiş sonuç alınamamış

Bir hastaysanız TMU sizin için uygun olabilir.

Transkraniyal manyetik uyarım (TMU) beynin herhangi bir cerrahi işlem olmaksızın uyarımına izin veren nörofizyolojik bir tekniktir. Yaklaşık 30 yıldır araştırmalarda hatta doğrudan teşhis ve tedavide uzun yıllardır kullanılmaktadır.

İlk transkraniyal beyin uyarım cihazı 1985 yılında Anthony Barker ve ark. tarafından geliştirilmiştir. Hatta bu araştırmacılar bu aracı kendi üstlerinde de denemişlerdir. O tarihten bu yana TMU çeşitli önemli gelişim aşamaları göstermiştir.

Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMU) pekçok nörolojik, psikiyatrik hastalıkta etkinliği vardır. Psikiyatride ise TMU son yıllarda özellikle depresyonda önem kazanmaya başlamıştır. TMU ile Depresyonda ilaçsız olarak sonuç almak mümkündür.

10-15 gün boyunca ortalama 20 dakika süre ile beynin belirli bölgelerinin manyetik olarak uyarılarak bu bölgelerin çoğu zaman aktive edilmesi esasına dayanır.  Psikiyatrik hastalıklarda beynin belirli bölgelerinin düşük aktivite sergilemesi veya bazı bölgelerinin aşırı aktif oluşu çalışmalarda da saptanmaktadır.

Bilinç kaybı yaşatan, suni olarak sara nöbeti geçirtmeye dayalı elektroşok-elektrokonvulsif (EKT) tedavi olarak adlandırılan anestezi altında yapılan şok tedavisine göre çok daha güvenli bir tedavi yöntemidir. Anestezi gerektirmeden hasta uyanıkken yapılır. Özellikle tedaviye dirençli depresyon hastalarında, gebelerde, emzirme döneminde veya diğer ilaç kullanımının uygun bulunamayabileceği durumlarda kullanılmaktadır.

10 gün süreyle ve 10 seans üzerinden başlanan bu yöntem gerekirse 15-20 seansa kadar uzayabilir.
sayfa ayıracı

Muayene, Teşhis, İlaçla Tedavi ve Takip

Psikiyatrik muayene, psikiyatrik hastalıkların belirti ve bulgularının taranması, sorgulanması ve görüşme sırasında doğrudan sergilenenlerin gözlenmesi ve bazı görüşme, muayene teknikleri aracılığıyla dolaylı olarak ortaya çıkarılması yoluyla yapılır.

Burada psikiyatrik belirti ve bulguların tek tek dikkate alınmasının bir önemli olmadığını hatırlatmakta fayda vardır. Bu belirti ve bulguların belirli klinik tablolar biçiminde bütünsel bir anlam ifade edip etmediği önemlidir. Ancak tecrübeli bir psikiyatrist bu bütünsel değerlendirme yetkinliğinde olabilir. Burada uyarmakta fayda var bulduğunuz tekil belirti ve bulgulardan yola çıkarak kendinize veya yakınlarınıza teşhis koymayın.

Psikiyatrik belirti ve bulguların bütünsel bir biçimde değerlendirilmesi hastalığın teşhisinin konulması, nedenlerinin anlaşılması,  bir psikiyatrist açısından hastalığa müdahale, tedavi hastanın takibi açısından büyük önem arzeder ve tekrar hatırlatayım bir psikiyatristle yüz yüze görüşmeyi gerektirir.

Yüzyüze yapılmayan örneğin telefon hatta skype gibi araçlarla yapılan görüşmelerin büyük yanlışlıklara sebebiyet verebileceği akılda tutulmalı ve bu yolla yardım almaya çalışılmamalıdır. Ayrıca telefon, veya diğer görsel iletişim araçlarıyla muayene, teşhis tedavi ve takibin mesleki pratikte yeri olmadığı gibi bu yollar etik, hukuki ve tıbbi sonuçları açısından da ciddi sakıncalar taşımaktadır.

Merkezimizde muayene ve tanılama ve tedavi bir hizmet olarak bütün olarak verilmekle birlikte bazı durumlarda sürmekte olan tedavinizi, teşhisiniz konusunda danışma hizmetide almanız mümkündür.
sayfa ayıracı

Nöropsikolojik Nöropsikiyatrik ve Psikolojik Değerlendirme

Psikiyatrik hastalıkların pek çoğunda bazı beyin bölgelerinde ve beyin işlevlerinde birtakım bozulmalar ortaya çıkmaktadır. Teşhis, tedavi ve takipte yol gösterici olan bu belirtilerin normal klinik muayenede görülmesi mümkün değildir. Saptanabilmeleri için rutinin dışında bazı özel klinik muayene yöntemleri, uygulama, testler ve işlemler gerekmektedir.

Beynin motor, bilişsel ve duygusal tepkilerinin anlaşılmasına dönük bu testler ağır ruhsal rahatsızlıklarda veya belirsiz durumlarda son derece yol gösterici olmaktadır.

Özellikle beyinde gelişen organik bir patolojinin veya dışardan ruhsal gibi görünen birtakım belirtilerin nöropsikolojik niteliklerini, niceliklerini, uzantılarını saptamak bu testlerle mümkün olabilmektedir.

Bir kısım ruhsal hastalık ve durumda da insanların kişilik özellikleri, zekaları, hastalığa ait bazı özellikler testlerle saptanır. Psikometri olarak adlandırılan bu alan insanların kişiliklerini, davranışlarını, huyunu, ego güçlerini, zekalarını, aile yapılarını, tepkilerini, tutumlarını anlamayı amaçlar.

Bütün bu nöropskilojik, nöropsikiyatrik, psikometrik değerlendirmeler hastalıkların beyin ve kişilik üzerinde dolayısıyla hayatlarına yaptığı etkileri değerlendirme, ölçme ve tedavide yararlanma açısından önem arzeder.

Prof. Dr. Oğuz Berksun duruma göre size bu testlerden hangilerinin gerektiğine karar verebilir ve yapılmasını isteyebilir.
sayfa ayıracı

Psikoterapiler

İlaçlar, elektrokonvulsif, transkraniyal manyetik ve elektriki uyarım terapileri, bazı ameliyatlar ve implant (deneysel de olsa) uygulamaları gibi tedaviler biyolojik boyuttaki işleyişe, bu işleyişte meydana gelmiş bozukluklara, kısır döngülere üzerinden etkinlik gösterirler. Hastalıklara ve ruhsal psikososyal sorunlara müdahalede diğer önemli bir yöntem ise psikoterapidir. Psikiyatri, psikoterapi aracılığıyla birbirleriyle etkileşim içerisinde olan bu boyutlardan psikolojik ve sosyal olanına, insan aklına yönelir.

Psikoterapi sadece psikiyatrik hastalıkların önemli bir kısmında değil, kişiler arası sorunlarda, aile içi krizlerde, dönemsel krizlerde, başetme mekanizmalarının sekteye uğradığı yaşam olaylarında, travmalarda da etkili tedavi yöntemidir. Merkezimizde Bilişsel Davranışçı Terapiler, Klasik Bireysel Psikoterapiler, Eş/Evlilik/Aile Terapileri, Cinsel Terapiler uygun Prof. Dr. Oğuz Berksun ve Deneyimli Psikologlar tarafından uygun hastalarda bir tedavi seçeneği olarak sunulmaktadır.

Psikodinamik-psikanalitik yönelimli klasik bireysel terapiler insanın geçmişine hatta bebekliğine kadar uzanan anılar üzerinden derinlemesine ego, id, süperego, bilinç, bilinçdışı gibi yapıları, oral, anal fallik dönem fenomenleri dikkate alarak çalışır. Bilişsel davranışçı terapiler insanın sorunlarının doğrudan kaçınma davranışlarıyla ilişkili düşünsel ve davranışsal şablonları, otomatizmaları üzerine gider. İnsanın geçmişiyle uğraşmaz, davranışsal ve düşünsel kalıpların değiştirilmesinin sorunların çözümünde doğrudan etkili olduğuna inanır.
sayfa ayıracı

Prof. Dr. Oğuz Berksun

Oğuz Berksun 1986 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra yine Ankara Üniversite Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda başladığı uzmanlık eğitimini 1992 yılında bitirerek psikiyatri uzmanı olmuştur. Uzm. Dr. Oguz Berksun 1997 yılında Doçent, 2003 yılında profesör ünvanını almıştır. 2001 yılından sonra bir yıl süreyle Amerika Birleşik Devletlerinde akademik çalışmalara katılmıştır. Yaklaşık 32 yıla ulaşan mesleki ve akademik deneyime sahip olan Prof. Dr. Oğuz Berksun halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi statüsünde görevini sürdürmektedir.

Panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, sosyal fobi, yaygın anksiyete bozukluğu, depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, sanrılı bozukluk, vajinismus, ereksiyon bozukluğu, cinsel isteksizlik, aile krizleri, yaş dönümü krizleri başta olmak üzere diğer psikiyatrik bozukluklar ve psikiyatrik bozukluklar dışında kalan ruhsal sorunlar ve psikososyal krizler ilgi alanını oluşturmaktadır. Ayrıca bireysel psikoterapi, aile ve eş terapileri kursları vermektedir. Psikiyatri Derneği üyesi, Türkiye Sosyal Psikiyatri Derneği kurucu üyesidir ve 6 yıl süreyle aynı derneğin başkanlığını yapmıştır. Kadın ruh sağlığı konusunda dünyada ilk kez Ulusal düzeyde 2005 ve 2006 yıllarında Kadın Ruh Sağlığı kongrelerini düzenlemiştir. Ulusal ve uluslar arası düzeyde çok sayıda makalesi, anksiyete, eş/aile terapileri ve merak üzerine üç kitabı bulunmaktadır.

prof. dr. oğuz berksun masada otururken

sayfa-ayiraci

Prof. Dr. Oğuz Berksun'un İlgi Alanları

Prof. Dr. Oğuz Berksun 1992 yılında almış olduğu psikiyatri (ruh sağlığı ve hastalıkları) uzmanlığına ek olarak
1-Bireysel psikoterapi
2-Aile ve eş terapileri
3-Gurup terapileri
4-Cinsel terapiler alanında akademik düzeyde yeterliliğe sahiptir.
Halen bu konularda eğitimlerine ve kurslarına devam etmektedir.

Muayenehanesinde özel hastalarına:
1-Tanısal ve psikolojik değerlendirme,
2-Konsültanlık ve psikiyatrik-psikolojik-adli danışmanlık
3-Akademik standardlara ve algoritmlere uygun tedavi ve takip,
4-Bireysel psikoterapi, cinsel terapi ve aile terapisi/danışmanlığı yapmaktadır.

İlgilendiği psikiyatrik hastalıklar ve durumlar:

Anksiyete bozuklukları

  1. Travma sonrası stress bozukluğu ve reaksiyonu
  2. Fobik bozukluklar
  3. Obsesif kompulsif bozukluk
  4. Sosyal fobi
  5. Yaygın anksiyete bozukluğu
  6. Panik bozukluk

Depresyon
Şizofreni

  • Paranoid şizofreni
    Katatonik şizofreni
    Basit şizofreni
    Dezorganize şizofreni
    Rezidüel şizofreni

Şizoaffektif bozukluk
Bipolar bozukluk
Unipolar tekrarlayıcı depresyon
Sanrılı, paranoid bozukluk
Cinsel işlev bozuklukları ( vajinismusereksiyon bozukluğu, orgasm bozuklukları)
Yaşam dönemleriyle ilgili krizler (ergenlik, orta yaş, menopoz, andropoz)
Durumsal krizler (ayrılık, boşanma, başarısızlık, yaşam olaylarına bağlı sorunlar)
Somatoform bozuklukları
Dissosiatif bozuklukları
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozuklukları
Kişilik bozuklukları
İntihar ve intihar girişimleri
Tik bozukluğu
Saç yolma hastalığı
Hastalık hastalığı
Yeme bozuklukları
Premenstrüel sendrom
İnternet bağımlılığı
Alkol madde bağımlılıkları
Gerilim tipi baş ağrısı
Beden dismorfik bozukluğudur.

sayfa-ayracı

psikoterapi

Muayene Sırasında Ne Yapmalısınız

Hekimle görüşmeye giderken sorunlarınızı kafanızda derleyip toparlayın. Luzumsuz bilgi vermekten kaçının. Aile ve hasta olarak hastalığınız veya yaşadığınız durum hakkında çok endişeli olabilirsiniz. Bu normal bir durumdur ancak bu endişe ve kaygı psikiyatriste bilgi aktarımını bozabilir.

a) Hekim karşısında soğuk kanlı olmaya çalışın

b) Sorunlarınızı anlatmaya kendinizde gördüğünüz, uyku bozukluğu, iştahsızlık, içe kapanma, korku, kabus görme gibi psikolojik değişimlerden başlayınız

c) Bu belirtileri başlattığını veya tetiklediğini düşündüğünüz olaylardan söz ediniz

d) Bu olaylar ve belirtileriniz arasında ne gibi bir ilişki var bunları yorumlayınız

e) Daha önce almış olduğunuz tedavilerden ve gitmiş olduğunuz doktorlardan ve görüşlerinden söz ediniz

f) Kullanmış olduğunuz ilaçları sıralayınız. Ne kadar süre ve dozda kullandığınızı bir yere psikiyatriste bildirmek üzere not ediniz

g) Kendi denediğiniz yöntemlerden söz ediniz

h) Okul, iş, aile içi ilişkilerinizden söz ediniz

i) Kullanacağınız ilaçları ve kullanım biçimini dikkatlice kaydediniz hastalığınızın takibi için hangi aralıklarla geleceğinizi öğreniniz (Psikiyatrik ilaçların etkinliğinin başlama süresi 3-6 hafta aralığına düşmektedir. Dolayısıyla ilk birkaç gün hatta birkaç hafta içinde hastalık belirtileri iyileşmiyor diye umutsuzluğa kapılmayınız. İlaçların etkinliğinin başladığı kabul edilen ortalama 4 haftalık süre sabırla geçirilmelidir.

Bu sebeple hekimler tüm dünyada 1. ayda hastalarını tekrar çağırır ikinci takip muayenesini yapmak isterler bu kurala uyunuz. İlaçlara başlandıktan sonraki ilk 10 gün yan etkilerin yaşandığı süredir. Tüm ilaçlarda bu süre içinde çıkabilecek yan etkiler tolere edilmeye çalışılmalı. Yan etki hekimle telefonla gerekirse konuşulmalı ancak hemen ilaçlar bu yan etkilere bağlı olarak kesilmemelidir. Eğer bir antidepresan veya antipsikotik ilaç bir birbuçuk ay zarfında işe yaramadı ise genellikle kullanımı kesilir yeni bir ilaca geçilir.)

Psikiyatrik hastalıklarda ilk takip görüşmesi birinci görüşme sonrasında ilk ay içinde yapılır. Hastalar daha sonra genellikle 2-3 aylık aralıklarla takip görüşmelerine çağırılır. Görüşme sıklığını belirleyen en önemli şey hastalığın şiddeti ve seyridir. Bu aralıklar düzelme belirginleş tikçe uzar.

sayfa-ayiraci

Randevu ve Bilgi İçin Telefon 0312 4464560

Prof. Dr. Oğuz Berksun Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalında öğretim üyeliği görevini sürdürmekte, hastalarını muayenehanesinde takip etmektedir.

Muayenehane adresini harita üzerinde görmek, telefon numaralarına ve diğer bilgilere ulaşmak için tıklayınız.

Prof. Dr. Oğuz Berksun hasta ve hasta yakınlarıyla randevusu alınan seansın dışında ayrıca bir ön görüşme yapmamaktadır.