Merak Ettiğiniz Sorulara Cevaplar
- Psikiyatrik tedaviler kişiliğimi değiştirir mi?
Buna kabaca hayır diyebiliriz. Psikiyatrik tedavinin amacı kişiliği değiştirmek değil; kişinin ruhsal dengesini yeniden kurmasına, belirtilerle baş etmesine ve işlevselliğini artırmasına yardımcı olmaktır. Tedavi, kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi daha sağlıklı hale getirmeyi hedefler bununla birlikte, kişiliği doğrudan “değiştirdiğini” iddia eden bazı terapi yaklaşımları ve uygulayıcılar da bulunmaktadır. Bu tür yaklaşımlar genellikle kişilik özelliklerini yeniden şekillendirmeyi hedefler. Ancak modern ve bilimsel psikiyatri anlayışında amaç; kişiliği dönüştürmek değil, kişinin kendi yapısı içinde daha sağlıklı, esnek ve işlevsel hale gelmesini sağlamaktır.
Psikiyatrik tedavi, kişinin kim olduğunu ortadan kaldırmaz; aksine, kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi daha güvenli ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefler.
- Online görüşmeler kimler için uygundur?
Online görüşmeler, yüz yüze değerlendirmenin mümkün olmadığı zorunlu durumlarda ve klinik olarak uygun görülen hastalar için planlanabilir. Her hasta ve her psikiyatrik durum online görüşme için uygun değildir. Uygunluk, klinik değerlendirme sonucunda belirlenir.
- Acil durumlarda ne yapmalıyım?
Psikiyatrik tedaviler takip gerektiren süreçlerdir ve muayenehane hizmeti acil sağlık hizmeti kapsamında değildir. Hayatı tehdit eden, ani ve acil durumlarda en yakın acil servise başvurulması gereklidir. Acil durumlarda telefon veya mesaj yoluyla tedavi düzenlemesi yapılmaz. Telefonla bağlantı kurduğunuzda da hekiminiz hukuki olarak sizi acile yönlendirmek durumundadır.
- Randevu iptali veya değişikliği nasıl yapılır?
Randevu iptali veya değişikliği için muayenehaneyle mümkün olan en erken zamanda iletişime geçilmesi rica edilir. Zamanında haber verilmesi, hem muayene düzeninin sağlıklı yürütülmesi hem de başka hastalara randevu imkânı tanınabilmesi açısından önemlidir.
- Psikoterapi mi, ilaç mı, yoksa birlikte mi?
Bu karar kişiye ve klinik duruma göre verilir. Bazı hastalıklarda psikoterapi ön plandayken, bazı durumlarda ilaç tedavisi gerekir. Pek çok durumda ise ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte en etkili sonucu sağlar.
- İlaç kullanmak zorunda mıyım?
Bazı hastalıklar ve bazı durumlar vardır ki doktorunuz bunu size özellikle söyler. Bu hastalık ve durumlarda mutlaka ilaç kullanmak gerekir. Ancak her psikiyatrik tabloda da ilaç kullanımına yönelmek zorunlu değildir. Tedavi planı; yaşanan sorunların niteliğine, şiddetine ve kişinin tercihine göre belirlenir. Bazı durumlarda psikoterapi yeterli olabilir, bazı durumlarda ise ilaç tedavisi gerekli görülebilir.
- Tanı ilk seansta netleşir mi?
Bazı durumlarda tanı ilk görüşmede netleşebilir; ancak psikiyatrik değerlendirme çoğu zaman ve tanısal değerlendirmede özellikle zaman kriterleri olan hastalıklarda zamana yayılan bir süreçtir. Gerekli görüldüğünde tanı, izlem sürecinde gözden geçirilir ve netleştirilir. Bazı hastalıklarda tanılama aylar alabilir?
- İlk görüşme ne kadar sürer?
İlk görüşme, değerlendirme gereksinimine göre genellikle takip muayenelerinden daha uzun sürer. Size ayrılan süre 45 dakikaya kadar uzar. Amaç, acele etmeden kapsamlı bir değerlendirme yapabilmektir. Süre, başvurunun içeriğine göre değişebilir.
- İlk muayenede neler konuşulur, nasıl hazırlanmalıyım?
İlk muayenede, sizi getiren yakınmalar, yaşadığınız güçlüklerin öyküsü, yaşam koşullarınız ve ruhsal durumunuz bütüncül olarak ele alınır. Özel bir hazırlık yapmanız gerekmez. Aklınıza takılan konuları ve beklentilerinizi açıkça paylaşmanız yeterlidir.
- İnternette yapılan yorumlara göre psikiyatrist/hekim seçebilir miyiz?
Evet. Günümüzde bir psikiyatristin eğitimi, mesleki yaklaşımı ve çalışma tarzı hakkında internet üzerinden çeşitli değerlendirme ve yorumlara ulaşmak mümkündür. Bu yorumlar, doğru ve dikkatli okunduğunda yol gösterici olabilir.
Ancak internet ortamındaki her değerlendirme aynı güvenilirlikte değildir. Yönlendirme amacı taşıyan, aşırı olumlu ya da aşırı olumsuz yorumları ayırt etmek önemlidir. Buna karşılık, samimi biçimde yazılmış olumlu ya da olumsuz geri bildirimler birlikte değerlendirildiğinde anlamlı bir fikir verebilir.
Her psikiyatristin tarzı ve ilişki kurma biçimi farklıdır; bu nedenle her hekim her hastaya iyi gelmeyebilir. Bu durum son derece doğaldır. Psikiyatrist–hasta ilişkisi, güven ve uyum gerektiren bir süreçtir. Kendi beklenti ve ihtiyaçlarınıza uygun bir hekim seçmek, tedavi sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.
- İlk görüşmeye (muayene) ve takip görüşmelerine (muayenelerine yalnız mı gelmeliyim?
Hayır. Muayeneye dilerseniz yalnız, dilerseniz sizi yakından tanıyan ve destek olan bir yakınınızla birlikte gelebilirsiniz. Görüşme sırasında özel ya da kişisel konulardan söz edilmesi gerektiğinde, yakınlarınızın odadan çıkmasını isteyebilirsiniz.
Çoğu durumda, özellikle ağır bir ruhsal durum söz konusu değilse, muayeneye yalnız gelmek yeterlidir. Ancak aile içi ilişkiler, eş sorunları ya da birlikte yaşanan kişilerle ilgili güçlükler nedeniyle randevu alınmışsa, ilgili kişilerle birlikte gelinmesi değerlendirme ve tedavi süreci açısından önemli yararlar sağlayabilir.
- Vizite (muayene/takip) ücreti nedir? Ne demektir?
Vizite, hekim görüşmesi anlamına gelir. Bir doktordan randevu aldığınızda, gerçekleştirilen muayene ve değerlendirme hizmeti karşılığında alınan ücret vizite ücreti olarak adlandırılır.
Tıbbi hizmetlerin değeri yalnızca parasal bir karşılıkla ölçülemez. Vizite ücreti, hekimin bilgi birikimi, klinik deneyimi ve muayene sırasında yapılan değerlendirme sürecinin maddi karşılığını ifade eder; sunulan tıbbi hizmetin bütüncül değerini tek başına tanımlamaz. Bu durum ameliyatlar ve diğer tüm tıbbi işlemler için de geçerlidir.
Vizite ücreti ve muayenehanede sunulan hizmetlere ilişkin ayrıntılı bilgi almak için muayenehanemizle iletişime geçebilirsiniz.
- Muayene sırasında verdiğim kimlik bilgilerim ve muayene bilgilerimi kim görebilir? Gizlilik ilkeleri neler?
Prof. Dr. Oğuz Berksun’un muayenehanesinde tutulan bilgiler, herhangi bir resmî sağlık kayıt sistemine (örneğin SGK, e-Reçete vb.) otomatik olarak aktarılmamaktadır. Muayenehane hasta kayıtları, yalnızca Dr. Berksun’un sorumluluğunda, şifreli ve gizli bir veri tabanında muhafaza edilmektedir.
Tıbbi açıdan özel bir anlam taşımayan bilgiler çoğu zaman kayıt altına alınmaz; yalnızca tedavi ve takip açısından gerekli olan veriler tutulur.
Hastaya ait bilgiler, hastanın açık rızası olmaksızın, Dr. Oğuz Berksun dışında hiç kimseyle paylaşılmaz. Hayatı tehdit eden acil durumlar veya hastanın açık izni bulunmadığı sürece, en yakın aile üyeleriyle dahi bilgi paylaşımı yapılmaz.
Bu nedenle, hastanın kendisi olmadan ya da kimliği ve onayı doğrulanmadan; yüz yüze, telefonla veya elektronik ortamda yapılan bilgi talebi girişimleri gizlilik ilkeleri gereği yanıtlanmaz.
- Takip muayeneleri hangi sıklıkta yapılır?
Psikiyatrik tedavilerde, özellikle akut (başlangıç) dönemde tedavi yanıtı genellikle 4–6 hafta içinde değerlendirilir ve bu süre sonunda ikinci muayene planlanır.
İlaç tedavisi ve klinik seyir yolunda ilerliyorsa, görüşme aralıkları zaman içinde kademeli olarak uzatılır.Genellikle ilk yıl içinde 2–3 ya da 4 kontrol muayenesi yeterli olmaktadır.
Tedavinin iyi yanıt verdiği ve klinik durumun dengelendiği olgularda, sonraki dönemlerde takip muayeneleri 6 ayda bir ya da yılda bir planlanabilir.Hastalığın ağırlığına göre takip süresi değişkenlik gösterir:
-
Ağır ve kronik ruhsal hastalıklarda, gerekli durumlarda ömür boyu, kısa veya uzun aralıklarla düzenli takip gerekebilir.
-
Daha hafif ruhsal zorlanmalarda ise birkaç yıl süren takip sonrası, yılda bir kontrol muayenesi çoğu zaman yeterli olmaktadır.
-
- Psikiyatrik ilaçların kalıcı yan etkileri olur mu?
Psikiyatrik ilaçların büyük çoğunluğunda yan etkiler geçici ve izlemle yönetilebilir niteliktedir. Bununla birlikte, bazı ilaç gruplarında seyrek ama klinik açıdan önemli uzun süreli/kalıcı sonuçlar görülebilir: Bunlara adverse etkiler denir.
1) Antipsikotikler (özellikle uzun süreli kullanımda)
-
Tardif diskinezi (TD): İstem dışı ağız-yüz-dil/kol-bacak hareketleri. Bazı olgularda uzun süre devam edebilir ve tamamen geri dönmeyebilir. Medsafe+1
-
Metabolik etkiler: Kilo artışı, insülin direnci, tip 2 diyabet ve dislipidemi riskinde artış (bazı ilaçlarda daha belirgin). Bu, “kalıcı hasar”dan çok uzun vadeli sağlık riski olarak ele alınır ve düzenli ölçüm/takiple yönetilir. Frontiers+1
-
Prolaktin artışı (bazı antipsikotikler): Uzun sürerse kemik mineral yoğunluğunu olumsuz etkileyebilir; bazı çalışmalarda kırık/osteoporoz riskiyle ilişkilendirilmiştir. PMC+1
-
Tarihsel/eskiden bilinen göz yan etkileri: Bazı eski kuşak ilaçlarla (örn. thioridazine) ilişkili irreversibl retinal pigmentasyon günümüzde pratikte çok daha nadir bir durumdur; bu ilaçlar zaten sınırlı kullanılır. Ulusal Biyoteknoloji Bilgi Merkezi
2) Duygudurum düzenleyiciler
-
Lityum: Uzun vadede bazı hastalarda böbrek fonksiyonlarında bozulma/kronik böbrek yetmezliği riskiyle ilişkilendirilmektedir; ayrıca hiperparatiroidi/hiperkalsemi gibi durumlar da izlemde önemlidir. Bu nedenle lityum tedavisinde düzenli kan ve böbrek takibi esastır. PMC+1
-
Valproat (özellikle gebelik açısından): Gebelikte kullanımı doğumsal anomaliler ve nörogelişimsel risklerle güçlü biçimde ilişkilidir; bu “kalıcı yan etki”den çok fetal risk başlığı altında değerlendirilir ve özel uyarı/izlem gerektirir. uktis.org+1
3) Antidepresanlar
-
Cinsel işlev yan etkileri: SSRI/SNRI’larda tedavi sırasında cinsel yan etkiler sık görülebilir; çok daha nadir olarak ilacı bıraktıktan sonra da sürebilen PSSD (post-SSRI sexual dysfunction) bildirimleri vardır (mekanizması, olup olmadığı ve sıklık hâlâ araştırılmaktadır). PMC+1
-
Kilo artışı: Bazı antidepresanlarda kilo artışı görülebilir; çoğu zaman yönetilebilir ve kişiye göre değişkendir (kalıcı organ hasarı anlamında değil, metabolik/yaşam tarzı etkisi olarak).
4) Benzodiazepinler (anksiyolitikler/uyku ilaçları)
-
Bağımlılık ve yoksunluk: Uzun süreli kullanımda bağımlılık/yoksunluk riski artar. Bırakınca bilişsel etkiler çoğunlukla düzelir; ancak bazı çalışmalarda bir süre rezidüel etkiler olabileceği tartışılmıştır. ScienceDirect+1
Özet: “Kalıcı yan etki” riski, ilacın türüne, doza, kullanım süresine, kişinin biyolojik yatkınlığına ve eşlik eden hastalıklara göre değişir. Bu nedenle tedavi, “en düşük etkili doz + düzenli takip + gerekli kan/klinik kontroller” ilkesiyle yürütülür.
-
- Yan etkiler ne zaman ortaya çıkar ve ne kadar sürer?
Yan etkilerin çoğu, ilaç tedavisi başladıktan sonraki ilk 10 gün içinde ortaya çıkar ve zamanla azalır ya da kaybolur. Uzun süre devam eden yan etkiler nadirdir.
- Psikiyatrik ilaçların yan etkileri acil bir durum oluşturur mu?
Psikiyatrik ilaçlara bağlı yan etkilerin büyük çoğunluğu acil nitelik taşımaz. Hekimler hastaları bu konuda bilgilendirir ve gerekli yönlendirmeleri yapar.
- Ücretsiz kontrol muayenesi hangi durumlarda yapılır?
İlk 15 gün içinde ücretsiz kontrol muayenesi; istenmiş tetkiklerin değerlendirilmesi, kısa dönem tedavi sonuçlarının gözden geçirilmesi veya olası bir yan etkinin izlenmesi gerektiği durumlarda yapılır.
- Psikiyatrik tedavilerde her muayene ücretli midir?
Psikiyatrik hastalıklar düzenli takip gerektiren hastalıklardır ve her muayene ayrı bir değerlendirme olarak ücretlendirilir. Ancak bazı durumlarda, ilk görüşmeden sonraki ilk 15 gün içinde kontrol muayenesi gerekebilir ve bu kontrol ücretsiz olarak yapılır.
- Online Görüşme veya Terapi Yapıyor mu?
Dr. Oğuz Berksun, muayene ve terapi görüşmelerini esas olarak yüz yüze yürütmektedir. Zorunlu durumlarda ise online görüşme yapılabilmektedir. Yüz yüze değerlendirmenin klinik değeri tartışmasız olmakla birlikte, günümüzde online sağlık hizmetleri de belirli koşullar altında etkili ve geçerli bir seçenek olarak kullanılmaktadır.
- Telefonla Yardım Alabilir miyiz?
Hastaların güvenliği ve tedavi sürecinin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi amacıyla, kendi takibinde olmayan ya da takip muayenelerini aksatan hastalar için telefon yoluyla ilaç veya tedavi düzenlemesi yapılmamaktadır. Gerekli değerlendirmeler planlı yüz yüze veya online muayene görüşmeleri sırasında yapılmaktadır.
- Ön Görüşme ?
Dr. Berksun hasta veya hasta yakınlarıyla “ön görüşme” yapmamaktadır. Doğrudan görüşme/muayene/takip/ danışma randevusu almanız gerekmektedir. Birkaç dakika ile sınırlı olmak kaydıyla sorularınızı telefondan da sorabilir, bilgi alabilirsiniz. Eğer danışmak veya sormak istediğiniz konu sizin veya bir hastanızın ruhsal durumu, ilaçları, hastalığın gidişi, ilaç yan etkileri ise mutlaka tedavinizi aldığınız doktorunuza başvurunuz. Telefonla veya yazışarak tedavilerinizle ilgili öneriler almaya çalışmayınız. Bu tür yaklaşımlar büyük yanlışlıklara sebep olabilir.
- Prof. Dr. Oğuz Berksun'un muayenehanesine nasıl ulaşabilirim.Dr. Berksun’un Muayenehanesi Çankaya GOP bölgesinde eski adı Köroğlu yeni adı Uğur Mumcu Caddesi (sokağı değil) üzerindedir. Ulaşmak için kızılaydan gelirken cinnah caddesini çıktıktan sonra Atakuleden sola dönerek Çankaya Caddesinden doğruca devam ettiğinizde yaklaşık 4 km sonra Önceki Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi sağınızda kalır. yaklaşık 1 km sonra ise Uğur Mumcu Caddesine girmiş olursunuz. Caddeyi sağa sola sapmadan Büyükesat tarafına doğru devam ettiğinizde sağınızda önce 3M Migros, üç bina sonraki binanın tam karşısında, yani solunuzda Halk Bank’ın karşısında 79 numaralı binayı ve Prof. Dr. Oğuz Berksun’un tabelasını göreceksiniz. Büyükesat tarafından gelecek olursanız Uğur Mumcu Caddesine girdikten 200 metre sonra MNG firmasının büyük binasını solda sağda ise bir Cami göreceksiniz. Bu camiyi yine 100 metre geçtikten sonra 79 numaralı apartman yine sağınızda kalacaktır. Apartmana küçük ve çok güzel mantıları olan “Maharet Mantı’nın” yanından girebilirsiniz. Otomobilinizle geliyorsanız BURAYA TIKLAYINIZ
- Prof. Dr. Oğuz Berksun Hastalarını Nerede Görmektedir
Prof. Dr. Oğuz Berksun hastalarını bu sitede açık adresi ve telefon numaraları verilmiş olan Ankara da muayenehanesinde kabul etmektedir.
